Bir Incoterms terimi tek bir şeyi belirler: malın masrafının ve riskinin hangi fiziksel noktada satıcıdan alıcıya geçtiği. Ürünün kalitesini, ödeme vadesini, mülkiyetin ne zaman devredildiğini ya da bir uyuşmazlıkta hangi hukukun uygulanacağını düzenlemez. İthalatta yaşanan masraf sürprizlerinin çoğu, terimin ne söylediğinden değil ne söylemediğinden doğar: alıcı navlunun satıcıda olduğunu sanır, satıcı ise riskin çoktan karşı tarafa geçtiğini düşünür.
Teslim şekli neyi belirler, neyi belirlemez
Her terim üç soruyu birlikte cevaplar. Taşımayı kim ayarlayacak, masraflar hangi noktaya kadar kimde, risk nerede geçiyor. Risk burada soyut bir kavram değildir: mal elleçlemede kırılırsa, yolda ıslanırsa, konteyner beklerken zarar görürse bu zararı kimin üstlendiğini belirler. Masrafın geçtiği nokta ile riskin geçtiği nokta bazı terimlerde aynı yerdir, bazılarında değildir; karışıklığın büyük bölümü tam burada başlar.
Terimin kapsamadığı başlıkları da baştan bilmek gerekir, çünkü bunlar sözleşmenin başka maddelerinde ayrıca yazılmazsa boşlukta kalır:
- Malın mülkiyetinin ne zaman ve hangi şartla alıcıya geçtiği.
- Ödeme şekli ve vadesi; peşin, akreditif ya da vadeli çalışmanın koşulları.
- Ürünün teknik uygunluğu, kalite kabul ölçütleri ve ayıplı mal halinde izlenecek yol.
- Gecikme halinde uygulanacak cezai şart ve tazminat.
- Uyuşmazlık halinde yetkili mahkeme ya da tahkim yeri.
Yani teslim şekli sözleşmenin yerine geçmez; yalnızca taşıma ve risk bölümünü kısaltır.
Sık kullanılan terimlerin mantığı
EXW: mal tedarikçinin kapısında
Satıcının tek işi malı kendi tesisinde, kararlaştırılan sürede hazır etmektir. Yüklemeden, iç taşımadan, ihracat beyanından, terminal masraflarından, navlundan ve varıştaki her şeyden alıcı sorumludur. Teklif listesinde en düşük görünen seçenek genellikle budur, ama üzerine eklenecek kalem sayısı da en fazladır. Alıcının çıkış ülkesinde bir muhatabı yoksa ihracat işlemleri pratikte yine satıcıya kalır.
FCA: belirlenen yerde taşıyıcıya teslim
Satıcı malı alıcının belirlediği taşıyıcıya, kararlaştırılan yerde teslim eder ve ihracat işlemlerini tamamlar. Teslim yeri satıcının tesisi olabileceği gibi bir terminal de olabilir; bu iki halde yükleme sorumluluğu farklı tarafta kaldığı için yer adının açık yazılması şarttır. Konteyner ve hava taşımasında deniz terimlerini zorlamak yerine tercih edilen seçenek genellikle budur.
FOB: gemiye yüklenene kadar satıcıda
Satıcı malı ihracat işlemleri tamamlanmış halde gemiye yükler; risk mal gemiye yüklendiğinde geçer. Navlun ve varış masrafları alıcıdadır. Geleneksel olarak dökme ve parça yük taşıması için şekillenmiş bir terimdir.
CFR ve CIF: navlun satıcıda, risk yine yüklemede
Her ikisinde de satıcı varış limanına kadar navlunu öder. CIF ayrıca satıcıya taşıma sigortası yaptırma yükümlülüğü getirir. Buradaki klasik yanılgı şudur: navlun satıcıda olduğu için riskin de varış limanına kadar satıcıda kaldığı sanılır. Oysa risk, malın yükleme limanında gemiye yüklenmesiyle alıcıya geçer. Yolda çıkan hasarın sonucunu alıcı taşır. Bu yüzden CIF ile çalışırken poliçenin kapsamı, kimin lehine düzenlendiği ve hasar halinde başvuru yolu ayrıca sorulmalıdır.
DAP ve DDP: varış yerinde teslim
DAP, malın varış yerinde araç üstünde, boşaltmaya hazır teslim edilmesidir; risk o noktaya kadar satıcıdadır. DDP bir adım ileri gider: ithalat işlemleri ve ithalatta doğan mali yükler de satıcıya aittir. Kâğıt üzerinde en rahat seçenek gibi görünür, ama satıcının ithalatçı ülkede beyan yapabilmesi gerekir; bu mümkün değilse mal varışta takılır. DDP teklifi alırken ithalat beyanının kimin adına yapılacağı ve belgelerin kime düzenleneceği mutlaka netleştirilmelidir.
Navlun, sigorta ve risk bir arada
| Terim | Navlun kimde | Sigorta kimde | Risk nerede geçer |
|---|---|---|---|
| EXW | Alıcı | Zorunlu değil, alıcının kararı | Satıcının tesisinde, mal hazır edildiğinde |
| FCA | Alıcı | Zorunlu değil, alıcının kararı | Belirlenen yerde taşıyıcıya teslimde |
| FOB | Alıcı | Zorunlu değil, alıcının kararı | Yükleme limanında mal gemiye yüklendiğinde |
| CFR | Satıcı | Zorunlu değil, alıcının kararı | Yükleme limanında mal gemiye yüklendiğinde |
| CIF | Satıcı | Satıcı, alıcı lehine poliçe düzenletir | Yükleme limanında mal gemiye yüklendiğinde |
| DAP | Satıcı | Satıcının kendi riski için kararı | Varış yerinde, araç üstünde |
| DDP | Satıcı | Satıcının kendi riski için kararı | Varış yerinde, ithalat işlemleri tamamlanmış halde |
Tablonun üçüncü ve dördüncü kolonunun aynı satırda farklı yerleri göstermesi bir çelişki değil, terimin kendi mantığıdır.
Deniz terimlerini konteyner ve hava taşımasında kullanmak
FOB, CFR ve CIF gemiye yükleme anını teslim noktası sayar. Konteyner taşımasında mal gemiye değil, çok daha önce bir terminale teslim edilir; mal fiilen satıcının elinde olmadığı halde risk satıcıda kalmış görünür. Hava taşımasında ise gemi hiç yoktur. Buna rağmen hava sevkiyatı için deniz terimi yazıldığı sık görülür ve hasar çıktığında teslim noktasının neresi olduğu tartışma konusu olur. Konteyner ve hava sevkiyatlarında taşıyıcıya teslim esaslı terimleri kullanmak bu belirsizliği ortadan kaldırır.
Terimin yanında yer adı yoksa terim yarımdır
Teslim şekli tek başına bir kısaltmadır; anlamını yanındaki yer adıyla kazanır. Hangi liman, hangi terminal ya da hangi adres yazılmadığında aynı terim iki taraf için iki ayrı noktayı ifade eder. Varış yerinde teslim esaslı terimlerde bu daha da kritiktir: varış yerinin liman mı, depo mu, fabrika kapısı mı olduğu iç taşıma ve boşaltma masrafının kimde kaldığını değiştirir. Belgelerde terimin ardından yer adının ve kullanılan sürümün yazılması alışkanlık haline getirilmelidir.
İki teklif aynı teslim şekline çevrilmeden karşılaştırılamaz
Farklı teslim şekillerine göre verilmiş iki fiyat doğrudan karşılaştırılamaz, çünkü fiyatların kapsadığı iş kalemleri aynı değildir. Karşılaştırmanın tek dürüst yolu her iki teklifi aynı noktaya kadar maliyetlendirmektir. Bunun için şu kalemlerin kimde olduğu tek tek sorulmalıdır:
- Çıkış ülkesinde iç taşıma, yükleme ve ihracat işlemleri.
- Çıkış limanı veya havalimanındaki terminal ve elleçleme kalemleri.
- Ana taşıma, yani navlun.
- Taşıma sigortası ve poliçenin kimin lehine düzenlendiği.
- Varışta terminal, boşaltma ve bekleme kaynaklı kalemler.
- İthalat beyanı, mali yükler ve müşavirlik hizmeti.
- Varış noktasından deponuza kadar iç taşıma ve boşaltma.
Bu liste doldurulduğunda, ilk bakışta pahalı görünen teklifin kapıya kadar toplamda daha düşük kalması sık rastlanan bir sonuçtur.
Sözleşme, fatura ve akreditif aynı terimi yazmalı
Teslim şekli yalnızca sipariş yazışmasında kalan bir detay değildir. Satış sözleşmesinde, ticari faturada, taşıma belgesinde ve ödeme akreditif ile yapılıyorsa akreditif metninde aynı terim, aynı yer adı ve aynı sürümle yazılı olmalıdır. Belgeler arasında uyumsuzluk çıktığında ödeme bekler, mal bekler ve bekleme kendi masrafını üretir. Gümrük beyanında kıymet unsurlarının doğru gösterilmesi de doğrudan teslim şekline bağlıdır; navlun ve sigortanın fiyatın içinde olup olmadığı beyana yansır. Hangi kalemin kıymete dahil edileceği ürüne, ülkeye ve döneme göre değiştiği için bu nokta güncel haliyle gümrük müşavirinizden ve resmî tarife üzerinden teyit edilmelidir.
Kısa kontrol listesi
- Terimin yanına yer adını ve kullanılan sürümü yazdınız mı?
- Riskin geçtiği noktayı, masrafın geçtiği noktadan ayrı olarak biliyor musunuz?
- Sigorta var mı, kim yaptırıyor, poliçe kimin lehine düzenlenmiş?
- Taşıma biçimi deniz dışı ise deniz terimi kullanmaktan kaçındınız mı?
- Teklifleri aynı noktaya kadar maliyetlendirip karşılaştırdınız mı?
- Sözleşme, fatura, taşıma belgesi ve varsa akreditif aynı terimi mi yazıyor?
- Varış yerinde teslim konuşuluyorsa ithalat beyanını kim, kimin adına yapacak?
KAV Elektronik araç kamerası ve benzeri elektronik ürünleri ithal eden, bayi ve kurumsal satış yapan bir firma olarak kendi sevkiyatlarını yürütüyor; Çin tarafındaki lojistik ve depo ağıyla başka firmalar adına ithalat ve ihracat hizmeti de veriyor.